Anasayfa / Yağlı Boya / Sahnenin Ortasında 60×80 TÜYB 2019

Sahnenin Ortasında 60×80 TÜYB 2019

Bu resmi yaparken, kadının hayatla kurduğu karmaşık ama zarif ilişkiyi anlatmak istedim.
“Sahnenin Ortasında”, belki de şimdiye kadar kurduğum en kişisel cümlelerden biri — içsel bir replik gibi, dışarıdan duyulmayan ama hissedilen bir ses.

Eser Hakkında Daha Fazla Bilgi

Figür bir sandalye üzerinde, tek başına ama asla yalnız değil.
Bedenin parçalı anlatımı benim resim dilimde bilinçli bir tercihtir; çünkü kadınlar çoğu zaman bölünür — rollere, sorumluluklara, beklentilere.
Ama yine de bir şekilde bir araya geliriz.
Bu resimdeki parçalanmışlık bir dağılmayı değil, yeniden kurulmayı temsil eder.
Her çizgi bir direniş, her boşluk bir nefes, her renk kadın olmanın farklı bir katmanı gibidir.

Şapkasını tutan figür, izleyiciye sırtını dönmüyor belki ama kendine dönük bir iç yolculukta.
Bu poz bir “ben buradayım” hali değil; bir “ben kendime dönüyorum” hâlidir.
Sahne ona ait, ama seyirciyi memnun etmek için değil — o sahnede kendi sesini duymak için var.
Belki de ilk defa.

Renklerdeki zıtlıklar, özellikle figür ile arka plan arasındaki mesafe, kadının içsel enerjisini ve dış dünyayla kurduğu ilişkiyi anlatır.
Bazen görünürüz ama anlaşılmayız; bazen her şey göz önündedir ama asıl olan içerde yaşanır.
Bu tablo, o içerinin dışa yansıyan bir anıdır.

Disko topu, geometrik zemin, zamansız bir arka plan — hepsi sahnenin tiyatral ama gerçekçi yapısını kurar.
Çünkü bu bir oyun değil, yaşanmışlıktır.
Kadın burada sadece figür değil; duruşuyla, seçimiyle, suskunluğuyla konuşan bir özne.
Yüzünü göstermemeyi özellikle seçtim.
Çünkü bu bir temsil değil; kadının kendisiyle, kendi sesiyle buluştuğu bir andır.

Tuvalin karşısına oturduğumda hissettiğim en güçlü şey şuydu:
Sahne hep vardı, ama onu kimin dolduracağına genelde başkaları karar verirdi.
Bu kez, sahnenin ortasında durmayı — kendi anlatımımla — ben seçtim.

Ve şimdi bu tabloyla birlikte soruyorum:
Kadın sadece bir figür mü, yoksa kendi oyununun yazarı mı?