Anasayfa / Yağlı Boya / Hüzme ve Kadın

Hüzme ve Kadın

Yıl: 2023
Teknik: Tuval Üzeri Yağlı Boya
Ölçü: 50 × 70 cm

Bu resim, tutulmuş bir nefesin tuvale yansımasından ibaret.
Ben, kadını iki dünyanın tam ortasında, kusursuz bir denge anında bıraktım.

Onun topuğunda dünyanın kadim ağırlığı durur; gövdesinde ise bulutun sınırsız hafifliği dans eder.
Alt fonda uzanan dağlar, sessizliğin ve sabrın en eski tanıklarıdır; üstteki bulutlar ise canlı, hareketli, içinden bir şiir geçen bir gökyüzüdür.

Eser Hakkında Daha Fazla Bilgi

İkisinin sınırında, o incecik çizgide duran kadın figürü, tablonun atar damarıdır.
Biliyorum, onu ayakta tutan yegâne kuvvet, bu iki zıtlık arasındaki çizgidir.

Bedenini parçalara ayırdım ama bu bir kırılma değil; aksine, her parçasından saf bir ışık süzülsün istedim.
Sarı ve turuncu tonlarla içinin sıcaklığını ve coşkusunu fısıldadım; mor ve turkuazla ise ruhundaki derin dinginliği anlattım.
Bu renkler birbirine dokundu, karıştı ama hiçbir zaman kavga etmedi.
Tıpkı bir kadının içinde barınan bin duygunun aynı anda, aynı bedende, aynı ahenkle var olabilmesi gibi.
Bu resimde o tek figür, birden çok iklimde yaşıyor; ve bütün o iklimler aynı anda nefes alıyor.

Ayağındaki pointe, zarafetin emekle birleştiği kutsal noktadır.
O küçücük denge noktasında, o kırılgan duruşla bütün bir dünyanın ağırlığını taşıyor.
Ve bunu, hiçbir iddia taşımadan, yalnızca incelikle yapıyor.
Benim için bu duruş, gücün en sade, en çıplak hâlidir.

Kollarındaki o gerilim, bedenin nefesiyle kurduğu sihirli dengeyi gösterir.
Bu bir gösteri değil; içe dönük, derin bir sevinçtir…
Sanki ruhun kendiyle baş başa kaldığı, sessiz bir şükür ânı, bir içsel teslimiyet.
Kadın, orada, kendi içindeki aydınlığı toplayıp, onu saklamadan göğe bırakıyor.
Bu bilgelik, kabulleniş ve mutlak bir farkındalıktır.
O ışık, onun kalbinden doğup, evrene süzülür.

Bu kadın, bütün kadınların sessiz, güçlü sesidir.
Her bakanın kendi ruhunu bulabileceği, evrensel bir yansımadır.
“Hüzme ve Kadın”, hafifliğin ardındaki sarsılmaz dirençtir.
O, sessiz bir sevinçtir, içli bir şükürdür.
Ne zaferle ne de yenilgiyle ilgilenir.
O sadece, var olmanın o asil zarafetini taşır.